Merhaba!
Sitemizdeki Blok sayfasini ziyaret ediniz! Aktuel haber ve yorumlari okuyunuz...
Umarız beğenirsiniz!
Duyuru

Almanya’da Büyüyen Gençlerin Kimlik Sorunu Var mı?

Çok duyulan iddialardan biri, Almanya’da büyüyen gençlerin Alman kimliği ile Türk veya ailelerinin kültürel sosyalizasyonunun belirlediği kimlik arasında bocaladıklarıdır.
Bu iddia gerçeği ne denli yansıtıyor?
Günümüzde tek etnik kökenden oluşan toplumlarda bile tek tek bireylerin veya çeşitli kıstaslara göre kendini farklı tanımlayan/algılayan grupların yaşam kültürleri arasında büyük farklılıklar var. Farklı ülkelerde yaşayan ve farklı kültürel kökenlerden gelen bazı insan grupları kendi kimliklerini büyük ölçüde benzer şekilde tanımlayabiliyorlar.
Bunlar göz önüne alındığında ”sorun gençlerin mi, yoksa çoğunluk Alman toplumu ve azınlık toplumlarının mı?” sorusu ortaya çıkıyor. Çoğunluk toplumu gizli ve açık asimilasyon talebi ile yabancı kökenli gençlerin muhakkak bu toplumun değer yargılarını ve yaşayış biçimlerini kabul edip buna uygun şekilde yaşamalarını istiyor olabilir mi? Gençlerin içinden çıktıkları azınlık toplumları ve aileleri de gençleri çoğunluk toplumuna kaybedecekleri korkusunu mu yaşıyorlar?
Gençlerin belirli bir bölümü çoğunluk ve azınlık toplumunda görüp öğrendikleri yaşam biçimi ve değer yargılarının beğendikleri yanlarını alıyorlar. Kendileri için iki toplumun anlayışlarından farklı yeni bir kimlik tanımlaması yapıyorlar.
Dr. Ilhami Atabay toplantıda kimlik tanımlarına göre gençlerimiz arasında göze batan temel eğilimler ve bunların aile, çocuk eğitimi, kadın-erkek ilişkileri ve aralarındaki rol dağılımı, aile içi demokrasi, cinsellik, bireysellik, bağımsız davranışlar ve benzeri konulardaki anlayışları hakkında bir giriş yapacaktır. Katılımcılar görüşlerini bildirerek katkıda bulunacak ve sorularını yönelteceklerdir.

Değer yargıları:

Türk Toplumunda büyük ağırlığı olan ve bir çoğumuzun hiç sorgulamadan kabullendiğimiz bir dizi geleneksel değer yargıları mevcuttur. Bunlar, ”sevgi, saygı, namus, şeref, ayıp, günah, sevap” gibi kavramlarda ifadelerini bulurlar. Bu değer yargılarımızın çocuk eğitimindeki yeri nedir? Ayrıca bizler kollektif bir toplumdan geldiğimiz için benlik gelişimimiz de - özellikle ileri derecede bireyselleşmiş Batı toplumları içinde - daha bir sancılı olmaktadır. Bu konuları irdelemek ve tartışmak, olaylara daha başka bir şekilde bakmak açısından faydalı olabilir.
Diğer önemli konulardan biri de çocuk ve gençlerimizin, yaşadığımız ülkede nasıl bir kişilik ve kimlik geliştirdikleridir.
Yaşadığımız, ”iki kültür arasındaki çatışma” içerisinde bir boğulma mı yoksa kişilik ve kimlik gelişimleri için önemli bir kazanım mıdır? Hangi şartlarda bu kazanımı daha iyi kullanabilmek mümkündür?



Türk gençliği açısından:


suç ve cezalar
suç ve uyuşturucu ilişkisi
önlemler, destek ve yardımlar
Türk gençliği içinde suç işleme oranı endişe verecek oranda yüksektir. Bunun nedenleri çeşitlidir ve kısmen yapısaldır: Iyi bir okul ve meslek eğitimi görememek, işsizlik, toplumda ilerleme şansı olmayanlar yani kaybedenler grubunda ve bu tür bir arkadaş çevresi içinde olmak, gelecek perspektifi görmemek ....
Çocuğun gençlik çağında ve yetişkin hayatında gideceği yolun belirlenmesinde aile içindeki yaşantı, eğitim, deneyim ve bunların duygusal izlerinin ve etkilerinin de payı çok büyüktür.
Tamer Miser, uzun yıllardan beri gençlik mahkemesi yardımcısı olarak çalışmakta, mahkeme ve tutukevlerine düşmüş Türk gençleriyle yakından ilgilenmektedir. Mesleği gereği bir çok davaya katılmakta, suçlu gençlerin yaşam geçmişlerini, içinde büyüdükleri ortamı ve suça götüren yol ve nedenleri somut olarak tanımaktadır. Bu konferansta mesleki deneyimlerinden hareketle Tamer Miser, Türk gençlerinin işledikleri suçlar, aldıkları cezalar, uyuşturucu bağımlılığı ve suç ilişkisini, tipik yaşam öykülerini anlatacak, devletin sunduğu yardım ve destekler ile ailelerin alabilecekleri eğitim önlemlerini işleyecektir.
Gençlik ve sorunları
Hızlı bir toplumsal değişim yaşıyoruz. Buna koşut olarak gençliğin sorunları da değişiyor. Gençliğimizin sorunlarını yaşamın önemli bir kaç alanıyla ilişki içinde somut olarak tartışmak mümkün.
Bunlar
aile yaşamı
okul ve meslek eğitimi ortamı ve okuldaki başarı durumu
boş zamanları değerlendirme mekân ve olanakları, arkadaş grupları
olarak irdelenebilir.
En önemli sorunlar da
işsizlik
uyuşturucu tüketimi eğilimi
suç işleme eğilimi
olarak toparlanabilir.


Almanya'da Türk aile yapıları ve eğitim anlayışları

Konferansta her toplumda çeşitli görünümler alan ve Türkler arasında da var olan önemli aile yapısı tipleri ve eğitim anlayışları ile gelenek ve göreneklerin, değer ölçülerinin günlük yaşam içindeki rolleri, baba/erkek, anne/kadın, kız ve erkek çocuklarının farklı konumları irdelenecek, bunların çocukların okul ve öğrenim kariyerleri ve yaşam biyografileri üzerindeki olumlu ve olumsuz etkileri tartışmaya sunulacaktır. Çocuklarımızın başarılı bir gelecek kurabilmeleri, kendilerine güven duygularının pekiştirilmesi ve bağımsız bir kişilik kazanabilmeleri için özellikle erken çocukluk döneminde ihtiyaçları olan teşvik yöntemleri birlikte araştırılacak, sevgi, saygı, disiplin vb. kavramlar birlikte sorgulanıp içerikleri birlikte somutlaştırılmaya çalışılacaktır.
Dr. İ. Atabay eğitim danışmanı ve terapist olarak edindiği deneyimlerde kristalleşen önemli sorunları veliler ile eğitmen ve öğretmenler açısından (anaokul, okul) aktaracak, dinleyiciler de anne-baba/gözlemci olarak kazandıkları deneyimleri dile getirip çocuklarımızın başarılı bir gelecek kurabilmeleri ve böylece azınlığımızın çoğunluk toplumu içinde saygın bir konum kazanabilmesinin yol, yöntem ve olanaklarını birlikte araştıracaklardır
Konsantrasyon sorunları, televizyonun büyük ve küçükler açısından fayda ve zararlar
Çocuk ve yetişkinlerde konsantrasyon sorunları, sebat ve dayanıklılık yeteneklerinin azalması, yalnızlaşma ve sosyal ilişkileri yitirme, şiddet eylemlerine karşı duyarsızlaşma, hareketsizlik ve tembelleşme, yaratıcı yetenekleri yitirme, sorunlardan televizyona kaçış, reklam programlarının önem ve etkisi, aşırı televizyon tüketiminin nedenleri
Önemli olan, televizyonun bizi değil, bizim televizyonu kontrol altında tutmamız ve bilinçli ve planlı izleme yoluyla hem kendimizin hem çocuklarımızın televizyondan yararlar sağlamamızdır: zevk, bilgi, öğrenme ve olumlu itkiler.
Çocuklarımız hangi yaşta ne kadar, hangi zamanlarda, ne kadar süreyle ve hangi programları izlemelidirler? Çocuklar hareketli resimleri nasıl değerlendirmektedirler? Televizyona ucuz çocuk bakıcısı rolü yüklenebilir mi?
Çocukla birlikte önceden program belirleyerek televizyon izlemek, açıklamalarla onu desteklemek (Flimmo çocuk TV-Programı anne-babaları program seçiminde desteklemektedir: Programmberatung für Eltern e.V., Postfach 801344, 81613 München, Tel.: 089 – 63808-250, www.flimmo.de).
Televizyon tüketimini nasıl sınırlı tutabiliriz? Seçenekler sohbet, dinleme. Oynama, arkadaşlarla buluşma, birbiri için zaman ayırma olabilir.
Toplantıda aşırı ve denetimsiz televizyon izlemenin çocuklar açısından zararlı sonuçları konu edilecek ve bu aygıtı olumlu kullanmanın yollarından söz edilecektir.

Gençlik ve şiddet

„Pfeiffer-Studie" adı altında Gençlik ve Şiddet konusunda 5 ayrı kentte çeşitli okulların 9. sınıflarındaki öğrencilerle yapılan araştırma, yine aynı kentlerde tekrarlandı. Araştırma sonuçları, Münih’te genel olarak gençlik suçları gerileme eğilimi içindeyken, Türkiye ve Eski Yugoslavya kökenli gençlerde hafif bir artış olduğunu göstermektedir.
Aktion Jugendschutz’da şiddete karşı önlemler uzmanı olarak çalışan Dr. Toprak araştırma sonuçlarını kısaca özetleyecek, özellikle şiddete dayalı gençlik suçlarının nedenlerini toplumsal, yapısal ve bireysel boyutları ile ele alacak, olası çözüm önerilerini ve önlemleri tartışmaya sunacaktır

Sağlıklı Aile

Ailenin sağlıklı veya sağlıksız bir yapıya sahip olup olmadığını anlamak açısından bazı kıstaslar önem taşımaktadır

Özsaygı:

Aile üyelerinin kendi özlerine saygı duymaları, kendilerini değerli, onurlu ve anlamlı bulmaları doğal durumdur. Bu özellikler sağlıksız ailede önem taşımazlar. Orada aile üyelerinin birbirini denetlemesi ve baskı altında tutmaya çalışması ön plandadır.
Aileiçi iletişim:
Sağlıklı aile karşılıklı güven ve diğerini değerli bulma anlayışına dayanır, bu nedenle iletişim açık-seçik, ayrıntılı ve dürüsttür: bireyler düşünce, duygu ve algılamalarını olduğu gibi ve ayrıntılarıyla diğerleriyle paylaşırlar ve bundan çekinmezler. Aile üyeleri birbirlerine güven duymuyor ve değer vermiyorsa iç dünyalarını açığa vurmazlar, çekinirler. İletişim dolaylı, belirsiz açık ve dürüst değildir. Kendini savunma tavrı hakimdir.

Aile kuralları:

Sağlıklı ailede açık, belirgin ve esnektir, katı değildir, akla yatkındır ve tartıþma sonucu yeni ortam ve değişikliklere göre uyarlanır. Kurallar açık-seçik ve belirgin değilse, evde hakim üyenin keyfi uygulamasına bağlı kalır. Hakim otorite kuralları kendi arzusuna göre değiştirerek tanımlar. Bu da güven ortamının gelişmesini ve açık iletişimi engeller. Dürüstlük yerini korkudan kaynaklanan yalana bırakır.